Sonunda sidney e geldim.
Yolculugum gercekten ama gercekten yorucu gecti. Bununla birlikte istanbuldan havalanirken, 1,5 sene goremeyecegim sehirden ayrilirken, kendimi kotu hissettim. Hic bilmedigim bir dunyaya dogru ucuyordum. Geride biraktigimsa 5 senemi verdigim tam alistigim zamanda biraktigim, arkadaslarimin oldugu sehirdi. Dubaide goz taramasi falan derken dubainin nasil gectigini anlayamadim bile. Ardindan Dubai-Sydney ucusu. 14 saat ucmak gercekten insanca birsey degil. 3 film, bir dolu dizi vs. izledim genede sikintidan patladigim anda 4 saat daha ucusum vardi. Aklimdan niye almanyaya gitmedim, ahmetcanla ayni bolumlere basvurmadim diye yuzlerce kere dusundum. Bununla birlikte A380 gercekten rahat ucak baska bir ucakla ucsaydim ne olurdu dusunemiyorum. Sidney havaalanina indikten sonra ise esas eglence basladi. Cantamda ilac oldugu icin bir dolu sira falan bekledim, her cantanizi kontrol ediyorlar karantinaya aliyorlar bazi seyleri falan, yani gelmeyi dusunen varsa buraya mutlaka ama mutlaka yiyecek getirmesin bir dolu sorun yasayabilir. Neyse kontrol montrol derken yurda geldim. Tabiki telefonum calismadigi icinde yurda yerlesmemde ayri bir problem oldu ama. Neyse sonra yurda asyali bir kizin yardimiyla birlikte yerlesebildim. Sonra belkide bu macerada basima gelebilecek en iyi sey oldu. Benimle ayni bolumde okuyan ve benden 1 sene once buraya gelmis olan bir turk arkadasla tanistim. Onun sayesinde ortama daha rahat adapte olmaya basladim, ne biliyim 2. gunden opera binasinin altinda oturup harbour bridge e bakarak bira icebildim :) Su anlik yurtta dairemde yalniz basima kaliyorum. Gelecek neler gosterecek bilemiyorum ama su anlik macera iyi yonde ilerliyor. Bir insan baya seyi degistirebiliyormus onu anladim ucaktan indigimdeki dusuncelerimle su andaki dusuncelerim gercekten cok ama cok farklilar. Neyse herkese iyi seneler :) (Bu arada emirates yeni yili bile haber vermedi ucakta allahin araplari :D )
3 Ocak 2010 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)